Tenzilat!
Tenzilat!
zahidergun@hotmail.com
Komşuda pişer, bize de düşer: Savaş.
Güneyde savaş, ortalama
ömürde yirmi yıl tenzilat.
Vapur iskelesinde, Arap harfleriyle yazar bir de; tenzilat. 2014’te saati 80 liradan, besili atların
çektiği süslü faytonlara binecek, besili geçiciler. Cephede kardeşinin bulamadığı
zahire, burada pirzola geçer boğazından.
Büyükada’da, evet. Kışın ortasında, en pahalısından meselâ, topu
beş liradan yalanan dondurma, kimin hangi ateşini söndürür, hiç? Topu 10 bin dolardan mermiler yer çocuklar!
Etkiyi kıyaslasın, en İsviçreli, hatta özisviçreli bilim adamları, iki
topun farklı vücutlarda yaptığı!
İsviçre’de zam gelenlerin listesi: bilim adamı, guguklu saat, yıllık
gelir, çikolata ve ortalama ömür bir de. Bir banker genç yaşta ölürse dengeler
bozulabilir. Kâr marji(naldir) neticede. Oysa her mazlum, anlaşmaya uyup, kendinden
beklenen performansı gösterip, vakti zamanı gelince ölmeli arkadaş! Paşa, paşa,
sen de ölmelisin! Gık çıkarmadan… Heh işte öyle, şşş, sessizce… Sen de sus bi!
Şuraya bir mim, olmadı bir hemşire koyalım. Dilek Tunca sükûneti sağlasın.
Uyandır cellâdı. Şaşırsın, arasın, bulamasın cevabı. Öldükçe
çoğalsın, her cenaze bir adım olsun, yenilip yenilip büyüsün zafer. Her kıydığı
can, kendi canını tüketsin. Uyuyamasın bir ömür. Sonrası, zaten uyutmazlar,
merak etme! Savaşta şiir bile yazılamaz dostum. Önce yakarsın kurşunu. Belki
ölmezsen, sonra ağıt ve şiir.
Kardeşim pabucunu böyle tut, çeneni de şöyle. Gözünü, zinhar
açma! Ellerini kullan kulağın için! Telefonunu da kapat, elli kere söyletme!
He, göbeğini de çek ki, bari bir artın olsun zahiren. Dost(!) meclisinde adap
erkân aranmaz, onun için böyle bodoslamadan girdim.
Taşı delen suyun kuvveti mi, hayır değil, devamlılık esastır!
Sinsice, yavaş yavaş, şart… Onun için toptancı değil katil. Kurbağa deneyini
hatırla! Peki, çerçöpü nasıl sürüklesin, köksüz zalimi. Değil mi ki, zalimin
kökü yoktur! Basıcan suyu, basıcan suyu!
Bu yazı çekilirken damardan, kâğıttaki istirahatgahına canım ile, kanım ile… Var mı ki, istirahat hakkı olan?
Elleri görelim. Eller, eller, o
tükürülesi eller! Elbette bir yerlerde, birilerini harekete geçirmek üzere
kendi de huruca kalkacaktır. Bas tuşa, zalimi bulur elbet! Klavyenin de
kahramanı oluyor, muymuş?
Ve bütün bunlar olurken hiçbir canlıya zarar verilmemiştir
bayım! Mı acaba? Zalimi canlı saymazsak, evet!
Şu kadar zamanda kaç can alabilirsin, zalim. Bir gün mazlumun
gönlüne girerse şayet cesaretten bir cüz, var mı yatacak yerin? Kösele gibi suratın, kızarmak bilmez, acemi
bukalemun.
Akışkan yaşam araziyi arsa yapar, mezar toprağı yurt. Sonra
belki mezatta, next generation, pis mirasyedi! Kaç mazlum inerse toprak altına,
tomurcuk canlanır, en uçtaki; o kadar yurt olur, o kadar vatan! Birinin
tapuları kasada, birininki toprak altında. Yaz bunu sicil muhafızı, kanınla!
Belanın nüzul sebebi nedir? Ya ortalama ömrün inzali neyin
karnında! Bazen dondurma topunda! Taşları yemek yasak! Hepsinin sahibi var! Sen
at yeter, zalimi bulur!
‘Canım, ev sahibim, izin ver bana’ kiradan düşelim tüm bu
zulümleri, depozitoya sayma, olur mu?
Tutulmuş tüm köşeler ve bizzat mafsallarım. Oysa: ‘Mazluma
yönelmiş namlunun önüne önce biz geçmeliyiz.’ Bir yazıyla kaç zalim vurulur?
Rahat geldik, yollar boştu! Neyin, ne zaman lâzım olacağı
belli olmaz: Ateşinle destekle beni, her daim. Bana bir çocuk mezarı gösterin. Demek istiyorum: Uyan, kalk, vardık
uçmağa, varsa tabii!
Ceninle aşüfte yüzünü gerdiren bilim, doğsa ne yazar, onu da
kesiyorsun zaten ya!
Kalbi
yumruğu kadar, yumruğu yüreğiyle kıyasla!
2013-2014 deyince ne anlıyorsun kıymetli okur? Eğitim öğretim
yılı… Hayırlara vesile… Zoonk, bilemediniz! Savaş suçlusu(!) bir çocuğun,
olmadı bebeğin; mezar taşında, olmadı tahtasında yazar. Hayırlara vesile
değilse de, haykırışlara gebe. Daha bir masal dinleyemeden, kendi öz masal
şehrinde, belki bir masala kahraman olmak üzere. Hadi şimdi bye!!!
Ve bebekleri öldürenlerle (yakışıklı coniler) ortalama ömür
istatistiğini açıklayanların (bakımlı elizabetler) aynı olması seni hâlâ
hoplatmıyorsa yerinden, yerli yerinde değilsin demektir zaten! Yerli yersiz
saçmalaman bundan! Yerli yersiz hatalarını yerli yerinde çözmemiz için fırsat
da vermiyorsun.
Belediye çimi
bırakmıyor, kafasını çıkarsın topraktan, hemen biçiyor. Ne farkı var? Zalim de
bebekleri mitralyöz gibi tarıyor, mazlum coğrafyayı. Ortalama ömür düşmüş,
düşer tabiî!
Yorumlar
Yorum Gönder