Kayıtlar

Temmuz, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ukrayna- 2013

  Kuzeye, daha kuzeye Yaz tatilini Ulaşlı’da geçiriyorduk. Ara sıra İstanbul’a gidip geliyorduk. Ağustos gelmeden biletimi almalıydım. Eşim ve çocuğum yine bayramdan sonra geleceklerdi. Bilet bakarken Ukrayna’ya gitmek tekrar aklımıza geldi. Ne zamandır düşünüyorduk zaten, neden şimdi olmasındı? İran tecrübemiz de tazeydi hazır. Eşimin en büyük abisi 1999’dan beri oradaydı. Üniversite için dayısının oğluyla (Yakup) gitmiş, gidiş o gidiş, kalmışlardı orada. Okuldan sonra bir süre gelmişlerdi Türkiye’ye. Ama iş güç dolayısıyla geri dönmüş, bir dolu işlerde çalışmışlardı. Ukrayna’nın güneybatısında, Romanya ve Moldova’ya komşu sınırda, Çernivtsi’de yaşıyorlardı. Vize de gerekmiyordu. Uçağa biniyor ve gidiyordun. Kendi ülkemizin en köşesinden çıkıp başka bir ülkenin en köşesine gidecektik. Van biletini aldıktan sonra orası için de araştırmalara başladık. Mücahit abiden de bilgi alıyorduk. En çok onun hoşuna gitmişti. Planları netleştirdik, ailelerimizle konuştuk ve 13-23 Ağustos 20...

Ölüler nüfustan düşürülmez

  ·                      ‘Ölümde yaşamın ta kendisini görebiliyorsun. Bizi bir arada tutan şeyin aslında ölüm olabileceğini öğrendiğimde çok şaşırdım.’ ( Hlynur Pâlmason) ·                      ‘Ama unutmayın, burada sonuçta hepimiz Çinliyiz. Her birimiz Çinli annelerin çocukları olarak burada bulunmaktayız. Öldüğünüz ve gömüldüğünüz yer neresi olursa olsun, her zaman bir Çinli olarak kalacaksınız. Vatanınız bir anne gibidir; ebedîdir.’ Amerikan Fabrikası filminde, k apanan General Mobile fabrikasına, otomobil camı üretmek üzere yerleşen Çinli bir firmanın sahibi, fabrikaya Çin’den de işçiler getirtir. Yine de yoğun Amerikan işçilerinin arasında azınlık kalırlar. Hem bu sebeple motivasyon olsun diye, hem de üretimle ilgili ara sıra çeşitli toplantılar düzenlenir. Bunlardan birinde p...

Bunu bana yapmayacaktın!

Bunu bana yapmayacaktın! Aşşa mağalleden çok sevdiim bi ağbimizin, çok sevdiim bi sözü vardır: ‘Yannış yapalsan, yannış yapalla.’ Yapılması gerekip yapılmayanların çanımıza tıkadığı otlar kadar, yapılmaması gerekip yapılanların canımıza çıktığı kaçak katlar da âşikâr. İdarenin iradeden yoksunluğuyla oran orantıdan habersiz oluşu çorba edilince, ihtirasın bedeline borderline’da katlanırsın. Fasit dairende otuz beş kişiye talimat verebilirsin, ama hiçbiriyle tek kelime konuşamayabilirsin de. Ya da o büyük gücün yüzünden odana tıkılı ve homurdanarak geçebilir saatlerin, kafanda tilkiliklerle. Kimseyle yalın ve dürüst olamazsın. Tebessümlerin ardına gizlenen ve hesaplar peşinde takla atan kasıtlı cümleleri avlamakla uğraştırırsın o tertemiz ve kıvrımsız beynini. Yorulursun, gereksiz ve yoktan yere. Bunu kendine neden yapıyorsun demeyeceğim sana, çünkü sen safi kötüsün, ne hâlin varsa gör. Ama bunu bana yapmayacaktın olum, yapmamalıydın! Sen şimdi...