Keşif turları (Hakkâri'de 19 Mevsim-1.10)

Keşif turları

İkinci günden devam edelim. Güneşli, güzel bir gündü. Ömer abi hariç tek bir kişiyi bile tanımadığım şehrin caddesini adım adım dolaştım. Ara caddelere hiç girmedim. Kahvaltı yaptım bir börekçide. Her şey bulanık, her şey anlaşılmazdı. Evet, şu günden itibaren tayin hakkım gelene kadar, en az 3,5 sene burada yaşayacaktım. Az değildi bu süre, acelem yoktu henüz. Valiliğin yerini sordum esnaftan birilerine. İstikameti gösterdiler, ama gitmedim niyeyse. Ertesi gün ve kalan 19 mevsim boyunca binlerce kez gidecektim zaten. Bir berbere girdim, sakal tıraşı oldum ilk iş günüme hazırlık olsun diye. Her gün berbere gidemezdim, tıraş köpüğü bıçağı, diş fırçası macunu için caddede bakındım. Bir marketten aldım hepsini, 38 lira tuttu. 2022’de bunu yazarken normal geliyor, hatta ucuz bile. Ama yıl 2009, bu işte bir gariplik vardı. Yürümenin kafa çalıştırıcı garip etkisiyle başıma gelen aklımla birlikte fazla gelen meblağ için geri döndüm, dedim böyle böyle. Pardondu yanlışlık olmuştu derken 13 liraya indi miktar. Neydi bu şimdi, yapılır mıydı yani ilk günden. Ayıp değil miydi? Herkesi ‘Bir kere gelsin, sonra nasılsa başka yeniler gelir,’ diye karşılayan kurnaz bir esnaf davranışıydı anlaşılan. Geri kalan günlerin hiçbirinde bir daha girmedim oraya. İyi olmuştu erkenden böylesiyle karşılaşmak, aman ne iyi niyetlerle geldiğim, alışveriş yaptığım esnafın yeni görüp yevmiyeyi benden çıkarmaya çalışması üzmüştü. Daha günüm dolmadan kara kaplı defterin kapağını açtırmıştı.[1] Kötü bir merhabaydı, sonra azamî dikkat. Öğretmenevinin lobisinde oturdum biraz. Görevliden wi-fi şifresini aldım. Akşamı ettim, yattım. Sabah artık yepyeni bir dönem başlıyordu benim için. Bilemiyorum, dünya da bir farklı dönüyor gibiydi. Etrafımda pervane oluşunu hissedebiliyordum. Bir filmde ne diyordu Japon köylü ‘belki artık benim olduğu için sanki manzara daha bir güzel.’



[1] Yıllandıkça bakışlarınızdan anlıyorlardı artık, yamuk yapmaya kalkmıyorlardı. Hakkâri’de memur gidiş gelişleri çok olduğundan sürekli yenilenir müşteriler ve bu da pabucu çoktan damda olması gereken esnaftan bazılarının bitini kanlatır. Sonraki senelerden birinde lavabo fırçası almak istediğim dükkânda 6 liradan 2 liraya inmişti fiyat. Orada bulunduğum her sene için birer liraya denk gelen hatır iskontosuydu bu. Başta bir şey demesem, kaptıracaktı. İndirimin tek sebebi, ‘ben yeni gelmedim he, dört yıldır buradayım’ dememdi. Saçmalığa gel.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Turgut Reis’e gelmeden önceki son birkaç günüme dair

Bunu bana yapmayacaktın!

Hakkâri'ye gidiş hâlleri-1