Güzel işler (Hakkâri'de 19 Mevsim- 5.6)
Güzel işler
Güzel şeyler de olmuyor değildi. Okul Aile Birliğiyle bir proje geliştirdik. Projeye gel. Her öğlen öğretmenler olarak evlere dağılıyor, hem yemek yiyor hem de çocukların durumuyla ilgili görüşme fırsatı buluyorduk. Bir süre sonra arkadaşları yorsa da güzel bir programdı. Aileler memnundu. Öğretmenin eve gelmesi mutlu ediyordu hane halkını. Ama bir problemimiz vardı. Her öğrenciye birkaç gün öncesinden, hatta haftalık haber verilmesine rağmen evlere vardığımızda salon bomboş oluyordu. Biz girip oturunca daha yeni başlıyorlardı sofrayı kurmaya. Öğlen arası 40 dakikaydı. Yönetmeliğe göre asgarî süreydi bu. Bize kalsa hiç ara vermeyecektik, ama merkezden diretmişlerdi, ayrıca müfettişler ve gelip gidenler de bu duruma illaki bakıyorlardı.Eve gitmesi 10 dk., yemek kurulması
yenmesi uzuyor derken süreyi hep aşıyorduk. Ama bu şartlar altında görev icra
eden öğretmenler için 5-10 dakikalık müsamaha tanıyordum. Bazı evler de okula
uzak oluyordu. Listenin sonlarına doğru gitmekte gönülsüzlükler başlayınca
doğal olarak askıya aldık projeyi. Sadece illaki gelmemizi isteyenlere, yine gönüllü
arkadaşlarla ziyaretleri sürdürdük. Köyde kalmadığımız için işimiz zorlaşıyordu
bir yandan da. Aceleyle gelip işimizi görüp hızlıca ayrılıyorduk köyden. O sene
bir servis diğer köylere, bir servis de sadece bize çalışıyordu, bekleyenimiz
yoktu ama olsun, yolda belde niye oyalanalım? Baba Ekrem’in oğlu Şevket de
dâhil olmuştu ekibe.
Yorumlar
Yorum Gönder