Hamil-i bebek yakinimdir (Hakkâri'de 19 Mevsim- 3.11)
Hamil-i bebek yakinimdir
O
sene (2010) Kurban Bayramı için gelip dönmüştük Kocaeli ve İstanbul’a. Ara
tatilde de tepmiştik yolları. Düğün vesilesiyle Nisan ayında eşim gidip gelmişti
bir kere de. Seneden seneye seyrekleşti yolculuklar. 2011 yaz tatiline girerken
türlü hayallerle nerelere gideceğimizi planlamıştık aylar öncesinden. Gün aşırı
konusunu açıp meşguliyet çıkarıyorduk kendimize. Zaten birkaç hafta bilet
kovalar, kıyaslarla hizmet fiyat açısından en uygununu ayarlamaya çalışırdık.
Ama bilmezdik ki sürekli aynı cihazdan siteye girince ‘bu nasıl olsa alacak’
diye sistem otomatikman yukarı doğru fiyat zamlaması, pardon güncellemesi yapıyormuş.
Aileleri harekete geçirip Kuzuluk kaplıcalarında ev kiralamıştık. Üç günlük
güzel bir dinlenmeydi bizim için. Eşimin abisi yurt dışından geldiğinde
kalacağı günleri dolu dolu geçireyim derdiyle her gün planlar yapar, evdekileri
de gezdirirdi. Herkesin işine gelirdi. Aynı durumdaydık. Yurt dışında olmasak
da duygu durumu açısından pek farklı değildik.
Abdülhamid’e
hamileydi eşim. Sene içerisinde Hakkâri’deki tek özel hastanede kontrole
gidiyorduk. Durumlar iyiydi, terslik yoktu. Devlet hastanesinde kadın doğumda
sıra bulmak çok zordu. Özel kapanınca mecbur bir iki sefer sabredip çokça beklemiştik
de muayene imkânı olabilmişti. O yaz pek hareket edemedik açıkçası doğum
yaklaştığından. Nispeten sakin geçmişti. Sakin derken sevindirici bir olay
olarak bahsetmiyorum. Aslında yerimizde durmamamız gerekirdi, şartlar
elverseydi. Önceki sene düğünden sonra askere gitmiştim, baştan beri bize ait
olan ikinci yazımızda da kalakalmıştık. Hayatımın her yanını kaplayan yarım
yamalaklık gelmiş burada da bulmuştu beni. Niye böyleydi, bir şeyin keyfini
dibine kadar niçin çıkaramıyordum. Bana mı soruyorsunuz bunu. Saçma. Cevabını
bulamadan ölmeyeceğimi sanıp bir yandan da niye bulacakmışım ki diye ipleri
tamamen eline verdiğim bu düzenle alt üst oluşlardan şikâyetle geçecekti ömrüm.
Yorumlar
Yorum Gönder