Oransız hatalar(!) (Hakkâri'de 19 Mevsim- 5.5)

  Oransız hatalar(!)

Ücretli öğretmen atamalarının açıklandığı gün, her zaman olduğu gibi yine dairedeydik. Çaycısından sekreterine, şefinden güvenlik görevlisine herkesle tanışıyorduk artık. İsmi açıklanan arkadaşlarla hemen irtibat kurup çağırdık, bir an evvel okulu açabilmek için.


Bütün öğrencilerin köye alınmasından büyük ve saçma bir sürpriz ne olabilir diye sorulsaydı, kesinlikle aklımıza gelmeyecek olaylar oluyordu. İhtiyaçtan fazla, çok fazla öğretmen vermişlerdi. Sınıfların küçüklüğü sebebiyle mi öngörmüşlerdi ihtiyacı da böyle yapmışlardı, yoksa mahsus bize iş çıkarmaktan zevk mi alıyorlardı, anlamak zordu.


30 Matematik dersi için üç öğretmen atamışlardı. Fen, Sosyal ve Türkçe gibi miğfer derslerde de durum aynıydı. Ne yapacaktık? İçinden çıkmak için en az birkaç gün daha eğitim heba olacaktı sırf bu yüzden. Bombayı elimize bırakıp gitmişlerdi. Arkadaşlar geldiklerinde onlar da şaşırdı.


İnsanla alay mı ediyorlardı! Evinin dibindeki okulda hiç masrafsız bile olsa, 10 derslik ek ücret için kimse göreve başlamazdı. Ki bizimki, 45 km. uzakta bir köy okuluydu. Hem servis ücreti vereceksin, hem de her gün bu yolu tepeceksin. Ayrıca her gün dersleri çakışan öğretmenler olacağından servis de karışacaktı. Hem koltuk yetmeyecek hem ücret tahakkuk ettirmede büyük problemler çıkacaktı. Acaibü’l garaip bir durumdu.


Ayaküstü işin içinden çıkamayacaktık, oturduk konuştuk, yine olmadı. Müdüre çıktık durumu anlattık. Biraz dinledi ve aa hâle bak tüh ahvâlimize nedense bizim hiç aklımıza gelmeyen o müthiş çözümü söyledi: ‘Fazla gelenler kendini geri çeksin, birer kişi alsın görevleri.’ Nasıl yani, anlamadık? Bu muydu, bu kadar kolay mıydı? İnsanların aileleri vardı, planları sınav hazırlıkları vardı. Vardı da vardı.


Masa başında sayılarla işleri hallettiğini sanmak nice kolaydı değil mi? Kâğıt üstünde alternatifi olmayan, ama vicdanları yaralayan, zaman kaybettiren bu metodu uygulayacaktık mecburen. Arkadaşlar kendi aralarında konuştular, anlaştılar. Hemen hepsiyle yeni tanışıyorduk. Dediğim gibi ilk seneki ön lisans mezunları gitmiş, eğitim fakültesi branştan meslekten kişiler gelmişti. Bekârlar evlilere, sınavcılar bir de köyün ve yolunun kahrını çekmemek için diğerlerine bıraktılar. İsimleri belirleyip başlama yazılarını yazdırmak üzere personel şefine teslim ettik.

 

 

Şimdi burada mayınlı araziye giriyoruz; aman dikkat, eşeğimiz yok, isteyenler gruptan ayrılabilir:

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Turgut Reis’e gelmeden önceki son birkaç günüme dair

Bunu bana yapmayacaktın!

Hakkâri'ye gidiş hâlleri-1