Yardımlarla yaşıyoruz (Hakkâri'de 19 Mevsim- 5.13)
Yardımlarla yaşıyoruz
O sıralarda Beytullah’tan bir haber geldi. Millî Eğitimden sorumlu vali yardımcısı çağırmıştı, o gitmişti görüşmeye. Ankara’dan Merkez Bankasının eski büro malzemeleri geliyormuş Hakkâri’ye. İl özel idaresinden bizim köylü Tayyip Geylani ile görüşüp lâzım olduğu kadarını alacakmışız. Beytullah bu işlerde oldukça iyidir, güzel planlama yapar. Zaten o yanımda olmasaydı ilk sene, işlerin üstesinden hiç gelemezdim, bu gerçek. Bu sebeple, o da iyice bıktığından ikinci sene idareden ayrılmasına çok da gönül koyamadım kıymetine binaen. Hem zaten sürekli yanımızdaydı, el atıyordu gerektiğinde.
Merkeze çıkmadan yakalamış tırı, kamyoneti dayamış yanına. Masalar sandalyeler dolaplar falan,
90’lardan kalma bir dolu mobilya. Demirbaş sayımları sırasında yapıştırılan plakalarda öğrendiğimize göre en az 3-4 el değiştirmiş, sonunda ülkenin sonuna bize kadar gelmişlerdi. İhtiyaç olan yerlere yerleştirdik. Hayli iş
gördüler. Büyük dolapları da tavanı damlatan odaya koyduk, kütüphane yaptık.
Ortaya da katlanır masa tenisi gelmişti. Ara sıra güzel maçlar ve turnuvalar
yapıyorduk, arka duvara sırtımız çarparak oynayabiliyorduk ancak. Yenilikleri
çabucak beklemekle saçmalarken bir yandan da ıstıraplardan keyif çıkarırcasına
nefes alabiliyorduk böyle basit şeylerle.
Bir arkadaşımızın aracılığıyla Çengelköy’den bir kitap deposu ellerinde
kalmış kitapları gönderdi bize. Her sınıf için konu anlatım ve test kitapları,
müstakil bir dolu deneme setleri… 25 koliydi. Postacı kapıya kadar getirdiği
hâlde, önce parayı ödeyip ödemeyeceğimizi sordu, indirmeye yeltenmeden. Evet,
kitaplar bedavaydı; ve evet, kargoyu biz karşılayacaktık. Ama bu kadarını beklemiyorduk
açıkçası. Kitaplar nimetti, geri göndermeyi düşünemezdik. Ölçülü bir sabırla aramızda
para toplayıp ödedik 422 lirayı, birörnek ve doğal bir alışkanlıkmış gibi.
Yorumlar
Yorum Gönder