Analoji
Analoji
Bu
sert iklimin çetin şartlarında seyrederken, müthiş zorlu bu yolculuktan kalması
arzulanan bir hatıra hatırına bir şeyleri benzetmek yoluyla anlatarak tatlı bir
iki paragraf inşa etmek muradındaydım. Bu saikle merak ve hayret dolu
bakışlarla dışarısını süzüyordum. Zihnimi, muhayyilemi bu mecrada zorlarken,
minibüsün VIP addedilen (şoför arkası) koltuğunda zaruret icabı oturan iki
çocuklu aileye hani zamandır gözüm takılıyordu. Büyük oğlan, babasının
kucağında, kardeşinin huysuzluğuna eklenmek suretiyle ucu dayağa azara dayanan
muzurluklar çıkarmamak zoruyla uyuyordu. Küçük de, meşakkati katmerleştirmemesi
maksadıyla -tüm direnmelere rağmen- annesi tarafından uykunun derin
dehlizlerine itiliyordu. Aradığımı, yitiğimi bulmuştum. Annesi çocuğunu yayık ayranı zannetmişti. Benzetme budur dedi. Önce
çocuğa ve sonra ailesine sabır temenni ederek, zaten izlenmesi zorlaşan
manzaradan başımı çevirip gecenin karanlığında koltuğa yasladım. Sanat
eserlerinin uzun doğum sancıları sonucu meydana geldiğini doğrular bir
tespitti/benzetmeydi. Kitap okurken veya etrafı seyrederken duymadığım isteği
anneye kızarak açığa çıkarmıştım. Ama nasıl çıkmasın değil mi? Annesi ayran
içirmiş de menzile varınca tereyağı kusturacak diye düşünmeden edemedim.
Sancı olmasa eser meydana gelmez. O kadar saat yol kenarında beklemesem yol kenarında beklemekle alakalı ne yazabilirdim ki. Neticede her şey bir anda olmuyor. Fark etmek için beklemek, sabırla beklemek, çok ama çok fazla beklemek gerekiyor. Bir mekândaki çeşitli farklı olayları fark edebilmek için zamanın çeşitli anlarında kulak ve şuur kabartmak, dikkati ve rikkati diri tutmak lâzım gelir. Kadıköy meydanındaki âmâ satıcıyı, yaklaşık on dakika, gözümü ayırmadan izledim ve trajedisini daha iyi anladım. ‘Selpak mendil’ diye 3 saniyede bir bağırması bende işkence hissi uyandırmıştı.
Sınavlarda gözetmen olmanın en kötü tarafı, aklına bir şeyler geldiği hâlde yazamamak ve unutmak korkusudur. Onun için hafıza tekniklerini dibine kadar kullanmak en akıllıcası.
Yorumlar
Yorum Gönder