Gelenler gidenler (Kayınbiraderim) (Hakkâri'de 19 Mevsim- 10.13)

 

Kayınbiraderim

İki hafta sonra yeni bir haber aldık. İkinci misafirimiz ortanca kayınçom Fatih Çam, mart sonu bir Cuma günü bizi ziyarete gelecekti. Biletini almış, bekliyordu. Aynı şekilde köye geldi o da. Geldiğinin akşamı daha oturup uzun uzun konuşamadan bu sefer kötü haberi de dillendirdi. Pazar günü dönüyordu. İki gece bir gün kalacaktı yani. Haydaa, bu dar zamanda ne yapabilirdik ki? Hiç kimsenin hoşuna gitmemişti. Onu bırak, o kadar yola iki gün için katlanmasına şaşırıyordum. Emre de her geldiğinde aynısını yapmıştı. Sanki ateş merkeziydik, sanki birine bakıp çıkacaklardı. Ne aceleleri vardı, şimdi bile anlamak güç doğrusu. İnsan en azından haftayı tamamlayalım istiyor. Ama gel gör ki Emre de Fatih de aynı tez canlıydılar. İlk gençliklerini birlikte geçirmiş olmalarından mı sirayet etmişti bu hâl üzerlerine yoksa? Neyse, cumartesi günü çabucak geçti. Merkeze gitmedik, yukarılara çıkamadık, koca günü köyde değerlendirdik. Pazar öğlen uçağıyla gideceğinden merkeze gitmenin de bir âlemi yoktu. Köprübaşından Çığlı arabasına binip gitti o da.

 

Abdülhamid’e sürüsüyle oyuncak getirmişti. Çocuk onlara bakarken şeker hamurundan yapılmış ördeği de oyuncak sanmıştı, sonra tadı hoşuna gitti, ama yemesi günler almıştı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Turgut Reis’e gelmeden önceki son birkaç günüme dair

Bunu bana yapmayacaktın!

Hakkâri'ye gidiş hâlleri-1