Keyifsizlik mevsimi- Mikro klima (Hakkâri'de 19 Mevsim- 10.1)

Keyifsizlik mevsimi


Mikro klima

Bizimkiler bu sene de bayramdan sonra geleceklerdi. İşlerin yoğunluğundan biraz kafamı kurtarmak ve bildik bayram ıssızlığını dibine kadar yaşamamak için tatilinde Iğdır’a gidebilirdim. Dayıoğlum Emre yazın Konya’dan taşınmıştı.[1] Eşyalar için bir tıra eklenmişti başka biriyle birlikte. Tır için maillerle mesajlarla herkese sorduğumuzda baba Ekrem’in oğlu Şevket ayarlamıştı bir tanıdığı vasıtasıyla. Çığlı’dan İlhan Ediş’in arabasıyla[2] Van’a, minibüsle Doğubayazıt’a, oradan da Iğdır’a vardım. Tendürek ve Ağrı Dağlarına selâm çaka çaka merkeze ulaştım.

 

Üç gün kaldım. Şehri gezdik güzelce, ne kadar genişti şehir. Evde vakit geçirdik, ne kadar genişti evleri; salon, mutfak, giriş, odalar. Bizimkileri geniş saymamız züğürt tesellisiymiş demek ki. Onlarınki ikişer değil, en az onar on beşer dönümdü. Misafirperverce bakıldık, ne genişti gönülleri. Çocukları henüz bir yaşındaydı. Bizimkilerin de orada olması, çocukların bıcır bıcır birlikte vakit geçirmeleri ne kadar güzel olurdu. Her şehre kurulduğu gibi burada da ihdas edilen ve yeni yeni gelişen üniversitesinin öğretim görevlileri arasındaki irtibat hayli kuvvetliydi. En az 5-6 kişiyi evlerinde biz ziyaret ettik, 2-3 kişi de onlara gelmişti. Bir akşam da ekipçe dışarıda tuzda tavuk yemiştik. Tuzluca’da tuz mağaraları var ya, ona göre her şeyde mümkün mertebe bol bol kullanılıyordu tuz. Rize’de de balık (pardon hamsi) reçeli görmüştüm.

 

Hakkâri’den Iğdır’a gitmek demek, bütün İran sınırı boyunca güneyden kuzeye yol kat etmekti. Iğdır’ın kuzeyinde ve doğusunda Ermenistan var zaten. Havaalanı geçen sene toplamda 18 gün kapalı kalmış, çoğunluk sisten dolayı. Sis engelleyici bir sistem varmış, ama onu kurmaları gereken mesafe Ermenistan sınırından öteye denk geliyormuş. Ermeni makamlarına Ulaştırma Bakanlığıyla müracaat yapıldığı için iş inada binmiş, kabule yanaşmamışlar. Önce Dışişleri’ne yazılacak, onlar Ermeni Dışişleri’nden onların Ulaştırma Bakanlığıyla irtibata geçecekmiş.

 

Iğdır da Van gibi düzayaktı. Doğuda pamuk ve portakal yetiştirilebilen mikro klima iklime sahipti. Sokaklar caddeler nispeten düzenliydi, ama bu kadar kolay bir arazide niçin hâlâ doğalgaz olmadığını sorduğumda yapılaşmadaki çarpıklık, döşemelerde maliyeti acayip artırdığından müteahhitlerin taşın altına ellerini sokmadıkları söylenmişti.



[1] Üniversitedeyken memleketi uzak olanların İstanbul’da hemşeri derneklerine gitmelerine, gurbetteki yakınlarının evlerinde misafir olmalarına ve Hakkâri’deki bir arkadaşın Şırnak’ta çalışan babasıyla görüşmesine, tüm bu durumlara gıpta ve imrenmeyle baktığımı aktarmıştım. Şimdi ben de böylesi bir teselli için onca yolu gönüllüce tepecektim.

[2] 10 km.yi yaklaşık 5 dakikada gidiyor. Çığlı’dan Van’a 260 km. var. Arada dinlenmeler, yakıt alımı ile 3 saate varıyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Turgut Reis’e gelmeden önceki son birkaç günüme dair

Bunu bana yapmayacaktın!

Hakkâri'ye gidiş hâlleri-1