Kıyas kabul etmek
Kıyas kabul etmek
Sene sonu seminerlerinde olsun, başka vesilelerle olsun, eskiden Doğuda çalışmış öğretmenlerle karşılaşırdım. Görev yerimi söylediğimde konu otomatik olarak onların görev yıllarına da geliyordu. 90’lar; Türkiye’nin terörle başının hayli sıkıntıda olduğu dönem. Ben yolda mayın patlıyor dediğimde, karşımdaki belinde tabancayla gezdiğini söyleyip eli yükseltiyordu. Ben açıktan kart sürerek yol kesmeler oluyor dediğimde, o öğretmenevinin koridorunu dolduran ağır silahları gerektiğinde kullanmak üzere talimat aldıklarını belirtip klarkı çakıyordu. Ben masamda tehdit mektubu buldum deyince, o dağa kaldırıldığını ve birkaç gün sonra bırakıldığını titreyen gözkapaklarıyla yeniden hatırlıyordu. Ben her gün 90 km. yol tepiyoruz dediğimde, altı ay köyden çıkamadığını anımsatıp yeniden yalnızlaşıyordu. Artık bu gibi öğretmenlerle karşılaştığımda, bir şeyler sorulduğunda, sakınımlı cevaplarla onun anlatmaya başlamasını bekliyordum. Çünkü ne söylesem her zaman perdeyi üsteliyorlardı.
Yorumlar
Yorum Gönder