Tek yol; devriliyoruz (Hakkâri'de 19 Mevsim- 12.7)

 Tek yol; devriliyoruz

Kahramanmaraş’tan sonra başladı tırmanışlar. Depoyu doldurmuştum düzde, ne olur ne olmaz. İyice tepelere çıkmaya başladığımda yolların bir gidiş bir geliş olması hızımı epey düşürdü. Kamyonların arkasındaki kuyruklara eklemleniyor, dakikalarca sürecek konvoylarda sabır tüketiyordum. Aşina olanlar sollamaya çıkıyor, riskli de olsa beş on araç ileri gidebiliyorlardı. Bir kere deneyeyim dedim; sadece demekle kaldım, hemen hiç burnumu çıkarmadan uslu uslu takip ettim kendi şeridimi. Çok az bazı yerlerde yol veriyordu büyük araçlar, ancak o kadar olurdu zaten. Yoksa Hakkâri’dekilerden belirgin farkları üstlerinden yol gitmesine müsaade eden bu dağlarda her gelene buyur etseler onların da yolu bitmek bilmezdi.

 

Adana üzerinden gidip yolu uzatma pahasına düz yolu da tercih edebilirdim. Ama akşam olmadan varmak istiyordum. Gidişteki gibi nerede yorulursam kenara çekip arabada uyumayacaktım. Kayseri’ye ulaşmalıydım. Merkez ilçelerden Talas’ta oturuyorlardı, bir de ilçe yolu tepmeyecektim. Gerçi ilçe dediğim Maraş’a yakın da olabilirdi ve daha erken varırdım o zaman.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Turgut Reis’e gelmeden önceki son birkaç günüme dair

Bunu bana yapmayacaktın!

Hakkâri'ye gidiş hâlleri-1